Mandriva 2009 Beta 2 Çıktı
28/11/2008 ·

Mandriva 2009 sürümünün
birinci betasını
yayınlamasından
kısa bir süre sonra
yine ciddi yeniliklerle karşımızda.
Kurulumu, kullanımı,ve
üstün donanım desteğiyle
popüler bir dağıtım olmayı
başaran Mandriva'nın bu
ikinci sürümünde ki yenilikleri
önce ki beta sürümüyle
beraber inceleyelim.
Mandriva 2009 Rc 1:
Mandriva 2009'un ilk beta sürümü "Thornicrofti" adıyla yayımlandı
ve gerçekten çok radikal
değişimler içermekte:
- Öncelikle Mandriva'da alışık olduğumuz Kde masaüstü
devam ettirilmiş fakat artık stabil olduğuna inanılan
Kde 4.1'in final sürümü kullanılmış büyük ihtimalle 2009
sürümü çıkana kadar Kde 4.1.x kullanılmaya başlanılır.
Yine de Mandriva depolarında Kde 3.5 ve diğer
sürümlerini de bulabilirsiniz. - Gnome cephesi pek yenilikçi durmuyor.Gnome sürümü olarak
2.23.5 var.Kde sürümü gibi 2009 çıkana kadar Gnome
sürümü de güncel bir boyut alabilir.Muhtemelen 2.24
kullanılır. - 8 milyonluk indirilme ile rekor sahibi web tarayıcı Firefox 3
, Mandriva 2009'da öntanımlı olarak geliyor. - Bu sürümde linux dağıtımlarında pek görülmeyen bir
özellik eklenmiş.Windows sürüm ve cihazlarıyla
senkronizasyon desteği de veriyor. - Çok küçük bir ayrıntı da olsa açılış ekranında kullanılan
bootsplash yerine splashy adı verilen bir sistem kullanılmış.
Mandriva 2009 Rc 2:
Bu ikinci beta sürümünün kod adı "okapi" ve birinci beta
sürümünün özelliklerini de içermekte. - Kolay kurulumu ile ünlenen Mandriva bu kurulum sistemini
daha da geliştirme taraftarı ve bu gelişimi beta sürümünde
de net bir şekilde görebiliyoruz. - Kde 4 ile tam uyumlu la Ora teması öntanımlı temamız olarak geliyor.
- Özgür ofis programı Open Office 3'ün beta sürümü Mandriva
2009 sürümünde mevcut. - Yeni sürüm ile birçok bilgisayar donanınımına da destek geliyor.
Desteklenen donanımlar için sürüm notlarını
Mandriva ana sayfasından öğrenebilirsiniz.
indirme linkleri aşağıda:
Beta 1:
http://wiki.mandriva.com/en/2009.0_Beta_1
Beta 2:
http://wiki.mandriva.com/en/2009.0_Beta_2
Bu adreslerde seçtiğiniz yansılardan indirmeye başlayabilirsiniz.
Mandriva 2009'un hala stabil olmadığını ve Mandriva'nın
da sıfırdan bir kurulumu desteklemediğini belirtmek isterim.

Pardus bildiğimiz gibi yırtıcı kediler için
tür isimlerinin önünde bulunan bir cins ismi
bu latince ismi Anadolu Parsıyla özdeşleştirmek
cins adı Pardus olan bir çok yırtcıya hakaret olur.
Ama kendisiyle ilgili pek bir şey duymadığımız
bu hayvanın ismini
merak ediyorsanız.Bu milli hayvanın latince adı: Panthera
Pardus Tulliana ve eğer Ulusal işletim sistemine bu hayvanın
adı verilecekse bunun ismi Pardus değil Tulliana olmalı
reklamını olsun doğru yapin.Tulliana dediğiniz zaman neslinin
tükenmiş olduğuna inandığımız Anadolu Parsı anlaşılıyor,
Pardus denildiğinde ise sadece Pars ailesi dediğimiz yırtıcı
kedi ailesini anlıyoruz.Evet sanırım isim konusunda bu gerçeği
gördükten sonra şimdi ülkemizin böyle bir maceraya ne
ihtiyacı olduğunu aslında isteyince ne kadar zengin olabildiğimizi
görelim.Benim ülkem o kadar güzel bir yer ki eğitim ve öğretim
için harcanan paralarla ülkemin okulları eğitim-öğretim tarihinden
bir hafta sonra başlar benim ülkem sağlık sektörüne
o kadar önem verir o kadar destekler ve kontrol eder ki
ameliyatlarda hastaların içinde tıbbi malzeme bile
bırakabilir hatta bununla da yetinmez ameliyatları daha
da eğlenceli hale getirmek için kalp ameliyatlarında video
kayıtları yapıp olayı sirk boyutlarına taşır. "Hadi doktorum
eğleniyor muyuz? Bilader dur bunu da öldürmeyelim ya".
Benim ülkemde gecenin belli saatlerinden sonra içki satana
çivili sopalarla dövüş teknikleri uygulanır.Fakirler için para
topluyoruz deyip parti propagandalarına para sağlanır.
Benim ülkem coğrafyasında en yanlız ülkedir harcadığı
savunma giderleriyle açlar doyurulur,hastahaneler açılır,
okullar yapılır ama biz dünyanın en yanlız ülkesiyiz değil
mi daha çok asker beslememiz lazım.Sakın benim
Arap ülkeleri yada eski doğu bloğu ülkelerinde yaşadığımı
sanmayın ben T.C'nin sıradan bir genciyim ve ben halkımızdan
toplanan vergilerin böyle bir proje de kullanılmasına karşıyım.
Benim insanıma okuması için öğretmen gönderilemeyen bir
coğrafyada daha okuryazarlığın oturmadığı bir ülke de siz
kalkıp bilişim okuryazarlığından bahsediyorsunuz.Evet artık
%99'umuz okuma yazma biliyoruz ama bu kültürlü olmak demek değil
.Hastasıyla dalga geçen o doktor,uzman herneyse eminim
yıllarca okumuştur ama ahlak seviyesi tartışılır.İşte burası
benim ülkem ve yanlış yatırımlar son sürat devam etmekte.
Lafta bunu devlet daireleri,silahlı kuvvetler vb kamu kurumlar
ı için tasarladılar.Peki o zaman sadece şunu merak ediyorum
ben siyasetçi ya da asker değilim bunları bilemem hatta
yorum bile yapamam ama siz kimden ne saklıyorsunuz.
Çin Halk Cumhuriyeti gibi komünist bir idare altında
olmadığımızı düşünüyorum (zırt pırt kapatılan siteler
her ne kadar böyle bir hava estirsede) ve silahlı
kuvvetler dahil her türlü kamu kurumunun yanılmıyorsam
anlaşmalarla bağlı olduğu devletler ve kurumlar(NATO) var.
Ve siz elinizde ki her türlü materyali şeffaf devlet politikası
gereğince büyük abi(!) ye teslim ediyorsunuz sonra da kalkıp
artık ona bilgi vermicez mi diyorsunuz? Yoksa tek problem
Microsoft ürünlerine ödediğimiz yüklü miktardaki lisans ücretleri
mi?Bu linux işletim sistemi sizce yeni bir oluşum mu?
Benim bildiğim kadarıyla 30 yıllık bir geçmişi var ve neredeyse
Türkiye'de bilgisayar kullanım zamanlarına denk geliyor.
Tamam yanlış bir seçim olmuş ve artık doğrular gözükmüştür
ama bu sistemi kullanmak için illa birşeyler yapmak mı
gereklidir?Piyasa da kullanılan yaklaşık 300 linux sürümü var.
Evet çalışkan insanlarız bir tane de biz yapalım dedik ama
yapmadık ortada yapılan hiç birşey yok.Ülkemin milyonlar
döküp yaptığını 3-5 kafadar da çok rahat yapar hemde yapmıştır
zaten bahsedilen 300 linux dağıtımının çoğunluğunu sırf
eğlence için yapan gruplar var. Olayı sorgulayan kimse
olmadığından oraya buraya kaplan resimleri çizip durmadan
ULUSAL ULUUUSAAAL diyip uluyan bir gruptan, hala neden
böyle bir yol tercih edildiğini anlamayan bir kitleden ve
bizim dağıtımımız sapına kadar Türk diye kandırılıan gariban
bir kesimden başka kimse yok belki de bu işten iyi kaymak
yedik diyenlerde vardır ya neyse.GNU lisansını kabul edip
kendi kabuğunuza çekilemezsiniz yada Amerikan dağıtım
çekirdeklerini alıp biz yaptık diye bağıramazsınız.Bazıları
iyice aşmış Windows'a rakip geliyor,Çin Parduse geçti.
Artık gözünüzü açın ülkede bu işi destekleyen linux'e
gönül vermiş bir şeyleri geliştirmek için uğraşan insanlar*
ve milliyetçilik damarları hep kabarık duran insanlardan
başka kimse böyle bir dağıtım kullanmıyor. Madem
devletin desteğini aldınız (ki bunu devlet desteğiyle
tübitak gerçekleştiriyor ve onlar bilirler) doğru dürüst
emek vererek yeni birşeyler yapın ve bu linux binasında
sizin de bir tuğlanız olsun.Bu İTHAL Anadolu Parsı böyle
kükremeye devam ettikçe elimden geldikçe bu projeye
muhalefet edeceğim.
*Bahsettiğim topluluk elinden geldiğince Pardus için çalışan
ve kullanıcılarına destek vermeye çalışan gönüllülerdir.
Kendilerini burada bu yazılardan tenzih ederim.Umarım beni
yanlış anlamamışlardır.

Red Hat'in ücretsiz dağıtımı olan Fedora kızışan linux
dünyasında boş durmadı ve 9 sürümüyle bulamadığı
başarıyı yeni 10 sürümüyle aramaya çıktı.Şu an kararlı
sürümü yayınlanmasa da fanatikleri için bu çok önemli
zira fedora'nın bu yeni sürümü önemli yenilikler içeriyor.
Bunlardan en önemlileri olarak:
- RPM paket sistemininin 4.2'den 4.6 çıkarılması
- Gnome arayüzünde 2.23 ve KDE arayüzünde 4.1 versiyonları
kullanılmış. - Kernel çekirdek versiyonu olarak 2.6.27 tercih edilmiş ki
şu an için en güncel çekirdek sürümü.
Diğer fedora sürümlerinde olduğu gibi bu sürümde de yeni bir
kod adı seçilmiş.Bildiğimiz gibi 9 sürümünün kod adı "Sulphur"du.
10 için kod adımız "Rawhide".Stabil sürümü için gösterilen
tarihse 2 Kasım 2008.Bu tarihten itibaren 8 sürümü
"Werewolf"a verilen destek kesilecek.
Dağıtım hakkında daha çok bilgi almak için: (ing)
http://fedoraproject.org/wiki/Releases/10/
Alpha/ReleaseNotes
Kararlı sürümü bekleyemem diyorsanız:
http://fedoraproject.org/en/get-prerelease
adresinden fedora tercihinizi yapabilirsiniz.
Son olarak 10 sürümünün alpha halinde olduğunu ve
sorunlar yaşayabileceğinizi belirtmek isterim.

Canonical'in Debian tabanlı popüler Linux dağıtımı
Ubuntu'dan yeni bir haber aldık.Ubuntu geliştirme ekibi
yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Biz Ubuntu
8.10’un beklerken geliştiriciler Ubuntu 9.04’e isim verdi bile.
Ubuntu 9.04, Jaunty Jackalope olarak isimlendirelecek.
Ubuntu takımı yine içindeki hayvan sevgisinden
vazgeçememiş ve bu yeni sürümü de hayvan
isimlerinden yola çıkarak bulmuşlar.Bildiğiniz gibi
şu an Alpha halindeki 8.10 sürümünün ismi de başka
bir hayvan ismi olan "Intrepid Ibex"di.
Jaunty Jackalope ismi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse:
Jackalope, geyik gibi boynuzları olan hayali bir tavşan türü.
Ancak bazı bölgelerde bu “antilop tavşan”ın gerçek
olduğuna inanılıyor.Jaunty de dertsiz umursamaz
demek bence yine güzel bir isim bulmuşlar.
Ubuntu'nun bu kadar güncel ve kullanıcı olduğunu
görmek çoğu kullanıcının Canonical'a ve özgür yazılıma olan
güvenini arttırıyor.
Bu aslında iyi bir şey, çünkü her iki sistemin de üstün ve
eksik yönlerinin anlaşılmasında bayağı faydalı oluyor ayrıca
her iki sistemin de mükemmel olmadığını bir kez daha hatırlıyoruz.
Ancak fanatik kullanıcıların göremediği bir gerçek var ki
o da her iki sistemin gelişim çizgisinin çok farklı olmasından
dolayı adil bir karşılaştırma yapmanın imkansız olması.
80'lerden başlayıp bundan 2-3 yıl öncesine kadar geçen
zamanı düşünürsek;
Windows 3.0'ın tanıtım seminerinde Bill'in söylediği bir
cümle şöyle; "Biz okuma yazma bilen herkesin bilgisayar
kullanabilmesini amaçlıyoruz" (kelime kelimesine
hatırlamıyorum ama bu anlamda bir şeydi) Yani Windows
her zaman ekranda sağa sola tıklayarak kullanıcıların
ihtiyaçlarını karşılamaları çizgisinde gelişti. Sonuçta da
genel masaüstü ihtiyaçlarını karşılama çizgisinde görsel
olarak gelişerek güvenlik ve sağlamlığı ikinci plana itti.
Linux ise tam aksine genel masaüstü kullanıcılarına hitap
eden bir sistem olmadı, olmadı derken bunu amaçlamadı,
bunun yerine bilgisayar ağları ve çeşitli sunucu işlemleri
gibi çok üstün olduğu çizgide gelişti. Linux kullanıcıları da
zaten sistem teknisyenleri-yöneticileri, üniversite çevreleri,
network uzmanları gibi genel masaüstü kullanıcılarından
farklı bir kesimdi ve yine Linux uygulamalarının geliştiricileri
de bu kişilerdi.
Onun için Windows ve Linux'u kafa kafaya karşılaştırmak pek
adil değil, ancak biliyoruz ki bu tablo son yıllarda değişmeye başlıyor.
Bunun nedeni de çok açıkca Linux kullanıcı ve geliştirici
sayısının artmasıyla birlikte Linux'un zayıf olduğu masaüstü
verimliliğinin her gün artan bir ivmeyle gelişerek Windows'un
pazar payına ciddi tehdit oluşturması.
Bugünkü tablo ise şöyle;
Her gün yüzlerce Linux dağıtımının binlerce geliştiricisi
yeni özellikler ve geliştirmelerle kullanıcıların masaüstü
ihtiyaçlarını karşılayacak etkili çözümler üretmek için çalışıyor,
sonuçta Linux'da Açık Kaynak'tan gelen inanılmaz bir enerji,
canlılık ve gelişim söz konusu. Ancak Microsoft'un
böyle bir imkanı yok.
Microsoft'un tutunacağı tek dal DirectX kaldı ve hem
bunu nakite çevirebilmek hem de rekabete yeni bir
soluk katabilmek için son bir hamleyle apar topar bir
çok eksiği ve sorunu olan Vista'yı piyasaya sürdü.
Sonuçta eğer karşılaştırma yapılacaksa bu
Masaüstü-Linux ile Windows arasında yapılmalı ve
pratik kullanıma sahip Masaüstü-Linux'un geçmişi de
son yıllardan ibaret. Yani Linux derken aslında yeni
yeni gelişmeye başlayan Masaüstü-Linux'dan bahsediyoruz genelde.
Bu açıdan bakınca Linux tarafında daha her şeyin
yeni başlamakta olduğunu ve Microsoft tarafından
bakınca da gerçek rekabetin önümüzdeki birkaç yılda
can yakacak seviyeye ulaşacağını görebiliriz.
Peki bu iş nereye gidecek diye sorulursa, buna
Win-Linux gibi dar bir açıdan bakmak yanlış olur derim.
Ancak çok açık olan şey şu; Önümüzdeki 10 yıl
İnternet-İşletim Sistemi-Mobil İletişim-Multimedya
dörtlüsü birbirinden ayrılamayacak şekilde homojen
bir hale gelecek ve böyle bir ortamda açık kaynak
çok avantajlı bir yere sahip olacak.
Peki ya Microsoft? Bence Microsoft kapalı kaynak kodlu
bir çekirdeği olan ama açık kaynaklı framework yapısı
sunan yeni bir işletim sistemi fikriyle yola devam
etmek zorunda kalacak.

